• Home  
  • Güney Kafkasya’da Yeni Sayfa: Azerbaycan-Ermenistan Barış Anlaşması ve Zengezur Koridoru’nun Geleceği
- Uluslararası Güvenlik

Güney Kafkasya’da Yeni Sayfa: Azerbaycan-Ermenistan Barış Anlaşması ve Zengezur Koridoru’nun Geleceği

Zengezur Koridoru, Azerbaycan, Ermenistan ve bölgesel aktörler arasında on yıllardır süren çatışmaların odak noktası olmuş stratejik bir geçittir. İkinci Karabağ Savaşı sonrası değişen jeopolitik dengeler ve 8 Ağustos 2025’te imzalanan TRIPP Barış Zirvesi anlaşması, koridorun statüsünü yeniden tanımlayarak Güney Kafkasya’da barış ve ekonomik entegrasyon umutlarını canlandırdı. Ancak, ABD’nin koridorun yönetimini devralması, Rusya ve İran’ın tepkileriyle […]

Zengezur Koridoru, Azerbaycan, Ermenistan ve bölgesel aktörler arasında on yıllardır süren çatışmaların odak noktası olmuş stratejik bir geçittir. İkinci Karabağ Savaşı sonrası değişen jeopolitik dengeler ve 8 Ağustos 2025’te imzalanan TRIPP Barış Zirvesi anlaşması, koridorun statüsünü yeniden tanımlayarak Güney Kafkasya’da barış ve ekonomik entegrasyon umutlarını canlandırdı. Ancak, ABD’nin koridorun yönetimini devralması, Rusya ve İran’ın tepkileriyle birleştiğinde, bu anlaşmanın hem fırsatlar hem de yeni gerilimler barındırdığını gösteriyor. Bu analiz, Zengezur Koridoru’nun tarihsel arka planını, stratejik önemini ve barış sürecindeki rolünü ayrıntılı bir şekilde ele alıyor.

Zengezur Koridoru, Azerbaycan’da Zengezur (Ermenistan’ın Syunik olarak bilinir) bölgesinde yer alan ve Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ni Azerbaycan’dan ayıran; diğer bir açıdan Türkiye’nin Türkistan ile kara bağlantısını ortadan kaldıran coğrafya üzerindeki 27-43 kilometrelik bir geçittir. Hazar Denizi’ni Kafkasya üzerinden Avrupa’ya bağlayan stratejik konumlardan biri üzerinde bulunan bu koridor, bölgesel dinamikler için de kritik bir rol oynuyor. Azerbaycan ve Ermenistan on yıllardır Zengezur bölgesi üzerinde hak iddia ediyor; koridorun statüsü ve yönetimi konusunda derin bir anlaşmazlık var: İkinci Karabağ Savaşı sonrası oluşan paradigmada Azerbaycan koridora sınırsız erişim talep ederken, Ermenistan egemenlik haklarını ve sınır denetimlerini koruma politikası izledi. Bu çekişme, koridoru bir jeopolitik gerilim kaynağı haline getirdi.

Sorunun kökeni, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla başlayan Azerbaycan-Ermenistan çatışmalarına dayanıyor. 1988-1994 Birinci Karabağ Savaşı’nda Ermenistan, Dağlık Karabağ ve Zengezur’u ele geçirerek Azerbaycan-Nahçıvan bağlantısını kesti. 1992’de kurulan Minsk Grubu, Karabağ ve Zengezur sorununa çözüm geliştiremedi. 2020’deki İkinci Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan, Karabağ’ın çoğunu geri aldı ve Rusya’nın arabuluculuğundaki ateşkes anlaşması, Nahçıvan bağlantısını açmayı öngörse de “koridor” tanımı tartışma yarattı. 2023’te Azerbaycan kısa bir operasyonla Karabağ’ı tamamen kontrol altına aldı, ancak bu durum 100.000 etnik Ermeni’nin bölgeden göçüne neden oldu. 2024-2025 müzakerelerinde, özellikle ABD’nin Temmuz 2024 Abu Dhabi zirvesinden sonra arabuluculuğuyla, koridorun ABD’ye devri kararlaştırıldı, ancak bölgesel aktörlerin (Rusya, İran) tepkileri süreci daha karmaşık hale getirdi.

Zengezur Koridoru’nun stratejik önemi, ekonomik ve jeopolitik boyutlarıyla öne çıkıyor. Ekonomik olarak, 15 milyon ton kargo kapasitesiyle Orta Koridor’un bir parçası olarak Hazar Denizi’ni Avrupa’ya bağlarken, demiryolu, petrol, gaz ve fiber optik hatlarla Kafkasya’yı enerji merkezi yapabilir. Açılan koridor vasıtasıyla Ermenistan izolasyondan kurtularak Kazak petrolü ve Türkmen gazına erişebilir; jeopolitik olarak, Azerbaycan ve Türkiye’nin entegrasyonunu güçlendirirken, ABD’nin yönetimi Güney Kafkasya’da Rusya’nın etkisini kırabilir. Bu kapsamda İran, Ermenistan’la bağlantısının kesilmesinden, Rusya ise bölgesel nüfuz kaybından endişeleniyor. Bu açıdan koridor, güvenlik ve istikrar için bir barış unsuru olarak öne çıksa da, küresel lojistikte de stratejik bir rol oynayacaktır, egemenlik tartışmaları ve jeopolitik çekişmeler nedeniyle riskler taşıyor.

8 Ağustos 2025’te Beyaz Saray’da, ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasında “TRIPP Barış Zirvesi” anlaşması imzalandı. Bu, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki yaklaşık 40 yıllık çatışmayı sonlandırmayı hedefleyen tarihi bir adım olarak görülüyor ve Zengezur Koridoru’nun statüsünü çözerek bölgesel barış ve ekonomik entegrasyonu güçlendirmeyi amaçlıyor. Anlaşmanın temel unsurları şunlardır:

Zengezur Koridoru’nun Yönetimi: Ermenistan, Zengezur Koridoru’nun geliştirme ve işletme haklarını 99 yıllığına ABD’ye devretti. Koridor, “Trump Uluslararası Barış ve Refah Rotası” (TRIPP) olarak adlandırılmıştır. ABD, bu hakları demiryolu, petrol ve gaz boru hatları, fiber optik kablolar ve elektrik iletim hatları gibi altyapı projelerini geliştirmek için özel bir konsorsiyuma (örneğin, Exxon Mobil) devredecek. Koridor, Ermenistan yasalarına tabi olacak ve gümrük/sınır denetimleri Ermenistan kontrolünde kalacak.

Barış ve Diplomatik İlişkiler: Anlaşma, Azerbaycan ve Ermenistan arasında barışın temelini oluşturan bir çerçeve deklarasyon içeriyor. Taraflar, karşılıklı egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme, diplomatik ilişkileri normalleştirme ve çatışmaları sona erdirme taahhüdünde bulundu. Mart 2025’te üzerinde uzlaşılan barış anlaşması taslağı, bu deklarasyonun temelini oluşturuyor.

ABD ile İkili İşbirlikleri: Her iki ülke, ABD ile ekonomik, ticari ve teknolojik (yapay zeka dahil) işbirliğini güçlendirecek ikili anlaşmalar imzaladı. ABD, Azerbaycan’a yönelik Özgürlük Destek Yasası kısıtlamalarını kaldırarak savunma işbirliğini yeniden başlattı (örneğin, geçmişte sağlanan 100 milyon dolarlık askeri yardımın canlandırılması).

Minsk Grubu’nun Feshi: 1992’de kurulan ve Dağlık Karabağ çatışmasına çözüm arayan OSCE Minsk Grubu (ABD, Rusya, Fransa) resmen feshedildi, böylece Rusya’nın arabuluculuk rolü sona erdi.

Anlaşmanın bölgenin ekonomik potansiyelini artırması bekleniyor. Koridor, Hazar Denizi’ni Türkiye ve Avrupa’ya bağlayarak 15 milyon ton kargo kapasitesiyle Orta Koridor’un bir parçası olacak. Dünya Bankası’na göre, 2027’ye kadar yıllık 50-100 milyar dolar ticaret hacmi yaratabilir ve Avrupa-Asya transit süresini 12-15 gün kısaltabilir. Ermenistan, Kazak petrolü ve Türkmen gazına erişim sağlayarak ekonomik izolasyondan kurtulmayı hedeflerken, Azerbaycan’ın ihracatı 700 milyon dolar artabilir.

Anlaşma, Temmuz 2024’teki Abu Dhabi zirvesinde ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın önerdiği 100 yıllık kiralama modeline dayanıyor ve çerçevenin Panama Kanalı gibi uluslararası yönetim örneklerinden esinlenilerek oluşturulduğu ifade ediliyor. Ancak, Karabağ’daki etnik Ermenilerin yerinden edilmesi ve insan hakları ihlalleri gibi konulara değinmemesi, özellikle Ermeni diasporası tarafından eleştirilmekte.

Azerbaycan Zengezur’u Nahçıvan ve Türkiye’yle bağlantısı için kritik görüyor, ancak Aliyev’in “engelsiz erişim” talebi, Ermenistan’ın egemenlik vurgusu ve ABD’nin yönetimiyle tam karşılanmadı. Yine de ihracatta artış, Orta Koridor’un güçlenmesi ve ABD ile savunma anlaşmaları, Bakü’yü anlaşmaya razı etti. Aralık 2024’teki uçak kazası sonrası Rusya’yla gerilen ilişkiler, Azerbaycan’ı Batı’ya yaklaştırarak anlaşmayı mümkün kılan gelişmelerden görünüyor. Diğer taraftan Paşinyan, koridorun Ermenistan yasalarına tabi olmasını sağlayarak egemenlik kaygılarını hafifletti ve “Barış Kavşağı” projesiyle izolasyonu kırmayı başarmış görünüyor. Bir süredir Rusya’dan uzaklaşmak için çaba harcayan hükümet, ABD’nin dahil olduğu anlaşmayı bir fırsat olarak tanımlarken, muhalefet ve diaspora, Karabağ’daki 100.000 Ermeni’nin yerinden edilmesiyle ilgili adaletsizliği eleştiriyor, anlaşmayı “teslimiyet” sayıyor. Ermenistan için güvenlik tehditleri tamamen geçmiş değil. Rusya destekli toplumsal olaylar öngörülüyor.

İran, ABD’nin koridoru kontrol etmesine şiddetle karşı; bu, Ermenistan’la bağlantısını kesen ve kuzey-güney ticaretini baltalayarak İran’ı dışlayan bir girişim olarak görülüyor. Zengezur’u tampon bölge sayan Tahran, anlaşmayı “ABD ve İsrail oyunu” olarak görüyor, buna karşı Aras Koridoru fikrini öneriyor. Ayrıca Türkiye’nin artan etkisi, İran’ı rahatsız eden bir diğer faktör. Önümüzdeki süreçte İran’ın tepkilerinin sertleşeceği değerlendirilse de,İsrail-ABD saldırılarından sonra Tahran’ın bölgedeki nüfuzunu tekrar pekiştirmesi için zamana ihtiyacı var.

Moskova, ABD’nin koridoru devralmasını belirgin bir nüfuz kaybı olarak değerlendiriyor. 2020’de bölgedeki kontrolü Rus FSB’nin sağlaması planlanmıştı, ancak Ermenistan’ın Batı’ya kayması ve 2023 yılı itibarıyla Karabağ savaşında Ermenistan’ın mutlak mağlubiyeti Moskova’nın hem Ermenistan hem de Güney Kafkasya’daki etkisini zayıflattı. Minsk Grubu’nun feshi, Rusya’nın diplomatik rolünü bitirdi. Uçak kazası sonrası Azerbaycan’la yaşadığı gerginlik, Moskova’nın tepkisinin dozunu artırmasına neden olabilir. Tüm bu gelişmelere karşın Rusya’nın yine de Ermenistan’daki askeri varlığını güçlendirmeyi amaçladığı değerlendiriliyor.

Türkiye, anlaşmayı Azerbaycan’la bağlarını ve Orta Koridor hedeflerini güçlendiren bir kazanç sayıyor. Erdoğan, koridor projesini “bölgesel işbirliğinin simgesi” olarak övse de, ABD’nin baskın rolünden çekiniyor. Rusya’nın etkisinin azalması ve Ermenistan’la normalleşme ihtimali, Ankara’nın anlaşmaya desteğini pekiştiriyor.

ABD Başkanı Trump, anlaşmayı hem Rusya’ya hem de Çin’e karşı jeopolitik bir zafer ve küresel barış başarısı olarak sunuyor. Washington, Exxon Mobil gibi ABD firmalarıyla bölgede ekonomik liderlik hedeflerken, Azerbaycan’la savunma, Ermenistan’la ticaret bağları güçlendirecek. Ancak, ABD’de de etkili olan Ermeni diasporasının Karabağ eleştirileri ve Rusya-İran tepkileri, anlaşmanın uygulanmasını zorlaştırabilir.

Sonuç olarak anlaşma, Zengezur Koridoru sorununu ABD liderliğinde çözerek Azerbaycan-Ermenistan barış sürecinde cesur bir adım atıyor, ancak sınırlılıkları da mevcut. Ekonomik açıdan, koridorun 50-100 milyar dolarlık ticaret hacmi potansiyeli ve Ermenistan’ın izolasyondan kurtulma fırsatı umut verici; ancak, Karabağ’daki etnik Ermenilerin göçü ve insan hakları sorunlarının çözümsüz kalması, Ermeni diasporası ile muhalefetin direncini artırıyor ve barışın toplumsal meşruiyetini zedeliyor. Jeopolitik olarak, ABD’nin öncelikle Rusya’ya, ardından Çin’e karşı kazandığını ilan ettiği zemin, İran ve Moskova’nın sert tepkileriyle sarsılabilir; İran’ın Aras Koridoru önerisi ve Rusya’nın Ermenistan’daki askeri varlığını güçlendirme girişimi, müdahale riskini belirginleştiriyor. Anlaşma, Azerbaycan ve Türkiye için stratejik kazanımlar sağlasa da, Ermenistan’ın egemenlik kaygıları ve bölgesel aktörlerin rekabeti, uygulanabilirliği tehdit ediyor. Koridorun geleceği şimdilik tarafların taahhütlerini yerine getirme iradesine ve ABD’nin Rusya-İran eksenini dengeleme becerisine bağlı; aksi takdirde, koridor yeni gerilimlerin fitilini ateşleyebilir.

Resim Kaynağı: Euronews, “Azerbaycan-Ermenistan Barış Anlaşması ve Zengezur Koridoru”, 8 Ağustos 2025

Editöryel

Editöryel

Fatih Global Editöryel Ekibi

editor@fatihglobal.org