Trump’ın Dönüşü Sonrası Çin Dış Politikası: Gözlemlenen İki Eğilim

tarafından Ferdi Yavuz

ABD’nin Donald Trump liderliğinde izlediği dış politikanın, şimdiden Çin’in küresel stratejilerini önemli ölçüde etkilediği söylenebilir. Trump’ın korumacı ticaret politikaları ve müttefiklerle yaşadığı gerilimler, Çin’i hem daha agresif bir dış politika izlemeye hem de ABD’nin Batı bloğunda açtığı diplomatik gediklerden faydalanmaya yöneltti.

Çin, Belirsizlik Karşısında Daha Agresif Dış Politika İzliyor

Trump’ın önceki başkanlık döneminde başlattığı ticaret savaşları, bugün küresel sistemde tansiyonu artıran ve belirsizlik yaratan politikalarıyla birlikte Çin ekonomisi üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Ticaret savaşları Çin’in büyümesini yavaşlatırken, ardından gelen COVID-19 pandemisi toparlanma sürecini daha da zorlaştırdı. Şimdi ise Çin, benzer bir ekonomik krizin olası zararlarını en aza indirmeye çalışıyor. Bu doğrultuda, 2025’te başlattığı gıda güvenliği ve tarım yatırımları, bu stratejinin bir parçası olarak değerlendirilebilir.

ABD seçimleri sonrası uluslararası sistemde artan belirsizlik, Çin ekonomisini baskı altına alırken, Pekin’i dış politikada daha agresif adımlar atmaya yöneltiyor. Özellikle ABD’nin Hint-Pasifik bölgesindeki askeri faaliyetleri ve Tayvan’a yönelik artan desteği, Çin’in askeri caydırıcılığını artırmasına yol açtı. Bu doğrultuda, Çin’in hibrit saldırılar gerçekleştirdiği değerlendiriliyor. The Washington Times tarafından yayımlanan CrowdStrike’ın son Küresel Tehdit Raporu taslağı, son bir yılda ABD’ye yönelik Çin kaynaklı siber saldırıların hem nitelik hem de nicelik açısından %150 arttığını ortaya koydu.

Geçtiğimiz günlerde Çin donanması, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın yakınlarında büyük çaplı deniz tatbikatları düzenledi. Benzer şekilde, Çin hava kuvvetleri Tayvan ile arasında belirlenen güvenlik hattını (orta çizgi) geçerek, adanın açıklarında önceden bildirimde bulunmadan gerçek mühimmat kullanarak tatbikat gerçekleştirdi. Pentagon yetkilisi Stephen Feinberg, ABD Senatosunun kapalı oturumunda Çin’in askeri ve ekonomik alanlarda “inanılmaz derecede kararlı” olduğunu belirterek, önlem alınması gerektiğini vurguladı.

Çin, siber saldırılarla ABD’nin ekonomik ve askeri altyapısına zarar vermeyi amaçlarken, aynı zamanda gerçekleştirdiği askeri tatbikatlarla Washington’a bir mesaj veriyor. Bu iki küresel gücün ekonomileri birbirine önemli ölçüde bağımlı olduğundan, gerilimin tırmanması her iki taraf için de ekonomik kriz riskini artırabilir. Nitekim ticaret savaşları sürecinde karşılıklı ekonomik yaptırımlar devreye konulmuştu. Şimdi ise Pekin yönetimi, askeri caydırıcılık kartını da masaya koyuyor. ABD için bu kart her zaman bir seçenekti, ancak Trump yönetimi bunu açıkça kullanmaktan kaçınıyor. Öte yandan, Çin askeri gücünü ABD ile tam anlamıyla rekabet edebilecek seviyede görmese de, ikili ilişkilerdeki belirsizlik ve artan gerilim, onu daha sert ve caydırıcı adımlar atmaya yönlendiriyor. Bu bağlamda, doğrudan bir çatışmadan ziyade, ekonomik zararlar doğurabilecek karşılıklı askeri hamleler beklenebilir.

Son olarak, Çin’in denizlerdeki varlığı yalnızca askeri tatbikatlarla sınırlı değil. Geçtiğimiz günlerde Arjantin hükümeti, Çin’den gelen geniş çaplı yasadışı balıkçılık faaliyetleri nedeniyle Atlantik’teki askeri devriyelerini artırma kararı aldı. Doğu ve Güney Çin denizlerinde artık sıradan hale gelen bu tür ekonomik faaliyetler veya sofistike tacizler, Amerika kıtasına yakın küresel denizlerde de görülüyor.

Çin, ABD’nin Müttefikleriyle Bozulan İlişkilerinden Faydalanmaya Çalışıyor

Trump yönetiminin Avrupa Birliği ile yaşadığı hem güvenlik hem de ekonomik gerilimler ve NATO’ya yönelik eleştirileri, Avrupa’yı alternatif ortaklıklar aramaya itiyor. Son aylarda Avrupa’nın ABD yerine Çin ile daha güçlü ekonomik bağlar kurma eğilimi gösterdiği, özellikle yeşil enerji ve teknoloji alanlarında iş birliklerini artırdığı gözlemleniyor. Çin ise Avrupa’nın ABD’den uzaklaşmasını bir fırsat olarak değerlendirerek, AB ile stratejik ortaklığını güçlendirmeye çalışıyor.

Trump’ın ABD-Rusya ilişkilerini yeniden kurmaya çalışması ve tarafların yakınlaşma ihtimali, Çin’in dış politika hesaplarını hem olumlu hem de olumsuz etkiliyor. Pekin, Washington’un Moskova ile daha iyi ilişkiler geliştirmesinin, Rusya’nın Çin’e olan bağımlılığını azaltabileceğini düşünüyor. Diğer taraftan bu yakınlaşmadan olumsuz etkilenen Avrupa ile de ilişkilerini derinleştirme yoluna gidiyor. Bu stratejik hamlenin bir yansıması olarak, Avrupa Birliği ile yatırım anlaşmalarına daha fazla ağırlık verildiği görülüyor.

Ukrayna savaşı çerçevesinde de benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Trump, Ukrayna’ya yönelik askeri yardımı kesmekle tehdit ederken, Avrupa’nın mevcut koşullarda güvenlik şemsiyesini sürdürmek istemediğini belirtiyor. Bu tutum, Ukrayna ve AB’nin Rusya karşısında yalnız bırakılacağı izlenimini yaratıyor. Öte yandan Trump, Ukrayna’nın toprak kaybına uğrayacağı ve güvenlik garantisi olmayan bir barış senaryosunda ısrarcı. Buna karşılık, Çin, hem AB’ye daha fazla yakınlaşmaya ve ilişkilerini güçlendirmeye odaklanıyor hem de uluslararası hukuka vurgu yaparak Avrupa’nın güvenlik endişelerini anladığını gösteriyor. Çin, Ukrayna krizinde devletlerin egemenlik ve toprak bütünlüğü haklarına dikkat çekiyor.

Sonuç

Çin, Trump’ın küresel sistemde belirsizlik yaratan hamlelerine karşı daha agresif bir tutum sergiliyor ve siber saldırılar ile askeri tatbikatlar gibi hibrit ve caydırıcı yöntemleri kullanarak yanıt veriyor. Aynı zamanda, ABD’nin müttefikleriyle bozulan ilişkilerinden faydalanarak, Avrupa ile ekonomik ve diplomatik bağlarını güçlendirmeye çalışıyor. Bu gelişmeler, Çin’in küresel güç dengelerinde daha aktif bir rol oynamaya yönelik stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilebilir.

İlgili Yazılar Özel Metin

Fatih Global, politika, diplomasi, toplum ve ekonomi üzerine derinlemesine analizler ve köşe yazıları sunar. Türkiye’nin hem iç politikasını hem de dış ilişkilerini ele alarak, ülkenin stratejik önemini vurgularken, aynı zamanda küresel meseleleri de kapsamlı bir şekilde işler. Ana odak noktamız Türkiye olmakla birlikte, uluslararası ilişkilere geniş bir bakış açısı sunmayı hedefliyoruz.

Bizi Takip Edin!

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00